28 Haziran OKUNASILAR

Öncelikle çok önemli bir belgeyi okumanızı önerebilirim. CIA, dün binlerce sayfadan oluşan gizli belgelerin üzerindeki gizliliği kaldırarak ilk kez halka açıkladı. Bunlar arasında Türkiye’yi ilgilendiren sırlar da var… Bunlardan en önemlileri ERBAKAN ve REFAH PARTİSİ ile alakalı belgelerdi. Bunları VATAN Gazetesinden Ruşen ÇAKIR bugün yazdı. Aşağıdadır.

Yine çok ilginç bir haber daha. Pew Araştırma Merkezi tarafından 46 ülke ve Filistin topraklarında yapılan kamuoyu araştırmasına göre Türkler, Filistinlilerden bile daha çok Amerika’lılardan nefret ediyorlar. Çok ilginç ve o da aşağıda.

Son olarak bugün Milli Gazete’de Mustafa KURDAŞ yazdı. Zaman gazetesinin kelimenin tam anlamı ile yaptığı bir ahlaksızlık. Aslında bunu sadece ZAMAN’a indirgememek lazım. Sonuçta birileri SP yi “görmemeyi” her nedense özellikle istiyor.

Hayırlısı.

CIA’nın gizli Türkiye raporu 

 CIA’nın belgelerinde Özal ve Erbakan ile ilgili şaşırtan ifadeler var. İşte gizli dosya; 

CIA, dün binlerce sayfadan oluşan gizli belgelerin üzerindeki gizliliği kaldırarak ilk kez halka açıkladı. Bunlar arasında Türkiye’yi ilgilendiren sırlar da var… Türkiye raporları Amerika’nın Türkiye’ye bakışı konusunda çok önemli ipuçları veriyor. Yüzlerce sayfadan oluşan dokümanlar arasında Türkiye için en ilgi çekenlerden biri, 1990 yılında dönemin ABD Başkanı George H. Bush’a (Baba Bush) iletilmek üzere hazırlanan “İslami Fundamentalizm” raporunun Türkiye bölümü ABD istihbaratının Türkiye’de siyasal İslam’ın yükselişini yıllar önce öngördüğünü ortaya koyuyor. İşte rapordan çarpıcı ifadeler:

* Türkiye’de Anayasa, İslami partilerin şeriatı desteklemesini yasaklıyor. Ancak dindar Müslümanlar olan Özal ve birçok bakanı İslam’ı politik kazanç için kullanıyor. Laik kesim olan aydınlar, ordu, batılılaşmış aileler küçük bir grup olmalarına rağmen Türk toplumunda büyük bir role sahipler. Dini temel alan partiler en büyük yükselişi gerçekleştirdikleri 1974 seçimlerinde bile yüzde 10’luk barajı aşabilmiş değil.

* Ancak buna rağmen Türkiye’de siyasi İslam yükseliyor. Özal ve destekçileri İslam’ın bir geriye dönüş olmadığını, dini özgürlüklerin aynı zamanda ifade özgürlüğü olduğunu ve ahlaki değerlerin korunmasını sağladığını belirtiyor. Laik kesim ise Özal ve destekçilerinin gizli bir hedefi olan radikaller olduğunu ileri sürüyor.

Erbakan’a yaradı

* Körfez Krizi Türkiye’deki küçük ve radikallerin hakimiyetindeki ve şu anda mecliste temsil edilmeyen Refah Partisi’ne daha fazla yandaş toplamak ve Türk politikalarında daha fazla rol oynamak için fırsat verdi. Birçok Türk, Irak’ın Kuveyt’i işgaline karşı çıkıyor. Ancak Refah Partisi Amerika’nın müdahalesi ve Suudiler’in bunu kabulüne sert bir şekilde karşı çıktı. Eğer Özal’ın batıya olan desteği geri teper, ve müzakere edilmiş bir anlaşma sonrasında Türkiye daha güçlü ve öç almak isteyen bir Saddam ile karşı karşıya kalırsa Refah Partisi Anavatan’dan meclise girebilecek kadar oy çalabilir.
* Türkiye’nin yüzde 98’i Müslüman olmasına rağmen ibadet eden Müslümanlar’ın oranı yüzde 40. Bu kişilerin yüzde 75’i Cuma namazlarına gidiyor ve domuz eti yemiyor. Ilımlı İslami kuralların Türk yaşam tarzına yerleşmesini istiyor. Radikal dinciler ise nüfusun muhtemelen yüzde 10’undan azını temsil ediyor.

İran ve Suriye teröristleri salar

* Türkler’in genel özelliği, kriz zamanlarında genelde hükümetin arkasında durmaktır. Dini görüşleri ne olursa olsun Türkler, Türk Ordusu’nun Körfez’de askeri varlığına karşı çıkıyor.
Bu da “Yurtta Barış Dünyada Barış” felsefesinin bir ürünü.

* Anavatan Partisi’nin şu anki düşük destek oranları dikkate alındığında Körfez krizi olmasaydı bile Refah Partisi’nin meclise girmesi beklenebilir. Körfez Krizi de Refah’ın oylarını yükseltmiştir. İslam ve Milliyetçi unsurları bir araya getiren Erbakan’a bazı milliyetçi kesim de destekliyor.
* Eğer Anavatan seçimlerden iktidar çıkmazsa Erbakan koalisyonda yer alabilir. AB’ye üyeliğe ve İsrail’e karşı çıktığı, İslami ortak pazar kurulmasını istediği için ABD’nin Türkiye’yi batı ekseninde tutma çabalarına zarar verebilir.

* Eğer Türkiye’nin de desteğiyle Saddam’a karşı batı dünyası bir zafer kazanabilirse bu Özal’ın oy oranını, dindar ve laik kesim arasındaki desteğini yükseltecektir. Bu şekilde Türkiye dünyada bir oyuncu haline gelecektir. Ancak bu gibi bir durumda da Türkiye’de Suriye ve İran’dan kaynaklanan İslami terörizm artışı beklenebilir.

‘Kürt sorunu RP’yi dağıtabilir’

CIA’nın hazırladığı bir başka rapor ise 1996 tarihini taşıyor ve dönemin başkanı Bill Clinton’a sunulmuş. Günlük bir istihbarat brifinginin parçası olarak hazırlanan bu rapordaki ifadeler ise şöyle:Türkiye’deki basın haberlerine bakıldığında

Türkler’in çoğunun Kuzey Irak’ta olup bitenler konusunda terörle mücadele ve olası bir göçmen akını dışındakilerle ilgilenmediği görülüyor. Türkiye’nin burada düzeni kurup, PKK’nın burayı terör saldırıları için bir üs olarak kullanmasını engellemesine destek veriyorlar. Son dönemde oldukça sessiz olan Başbakan Erbakan, bu bölgenin ordu için önemini biliyor. Refah’ın büyük çoğunluğunun da PKK’nın en büyük karşıtlarından olduğu biliniyor. Ancak Refah’ın Kürt kanadı eğer Ankara Kürt bölgesinin Bağdat’ın kontrolüne verilmesi stratejisini desteklerse protesto edip partiden bile ayrılabilir. Bu da Refah’ın dağılmasına yol açar.

REFAH PARTİSİ’NİN OYLARI
RP(FP/99)
1986: %5.5
1987: %7.2
1991: %16.9
1995: %21.4
1999: %15.4

(Haber: Ruşer Çakır/Vatan)    

Türkler ABD’den nefret ediyor

 28 Haziran 2007 Seveni az sevmeyeni çok. Filistinliler bile ABD’ye daha fazla olumlu bakıyor. ABD’nin dış politikasından ve başkan George W. Bush’tan hoşnutsuzluğun, gerek müttefikler arasında gerekse tüm dünyada giderek azaldığı tespit edildi. Türkiye’de ABD’ye olumlu bakanların oranı ise yüzde 9. Pew Araştırma Merkezi tarafından 46 ülke ve Filistin topraklarında yapılan kamuoyu araştırmasına göre, Irak ve Afganistan savaşı ve ABD’nin dünya çapındaki terörle mücadele çabalarına destek 2002’den beri giderek azaldı.

ABD’ye destek İngiltere’de, 2002’de yüzde 75 iken şimdi yüzde 51’e ,Almanya’da yüzde 60’tan yüzde 30’a, Meksika’da yüzde 64’ten yüzde 56’ya düştü.

Filistin’de bile yüzde 13

ABD’nin itibarı Rusya, Endenozya, Kanada, Çin ve Hindistan’da da azaldı. Türkiye’de halkın yalnızca yüzde 9’nun ABD’ye olumlu baktığı, bunun da araştırma kapsamındaki ülkeler arasında en düşük oran olduğu kaydedildi.

Buna göre Filistin’de ABD’ye destek yüzde 13, Pakistan’da yüzde 15 ve Ürdün’de yüzde 20. Bush’un itibarının azaldığının göstergelerinden birinin de, müttefikler İngiltere, Almanya ve Kanada’nın bile Bush’a dış politika alanında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den daha az güvenmeleri olduğu belirtildi.

“ABD Irak’tan çekilmeli”

Yoklamaya göre, araştırma kapsamındaki ülkelerden İsrail, Gana, Nijerya ve Kenya dışında tümünde insanların çoğunluğu ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesini istiyor.

Halkların çoğunluğu, ABD’nin, dış politika belirlerken kendilerinin çıkarlarını gözetmediğini ve ABD’nin zengin ve yoksul ülkeler arasındaki farklılığın daha da büyümesine katkıda bulunduğunu düşünüyor.                 

Zaman Gazetesi hangi anketi nasıl çarpıttı?

Mustafa KURDAŞ – YILMAZ Başkent Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi… Sonar gibi, Anar gibi bir araştırma kuruluşu. Her ay düzenli olarak anket yapıyor. En son Haziran 2007 sonuçlarını açıkladı.İlginç olan da bundan sonra başladı. Zaman Gazetesi anket sonuçlarına yer veren bir haberi önceki gün manşetine taşıdı. Haberde Başkent Araştırma’nın söz konusu bu anketine yer verdi. Ama  çok ilginç bir tuhaflığa imza atarak. Başkent Araştırma’nın anketlerinde görünen bir parti, gazete yönetimi tarafından grafikten çıkarılmıştı. Yerine tam tersine anket sonuçlarında görünmeyen bir parti konmuştu. Daha açık anlatalım. Başkent’in yaptığı ve kendi web sayfasında da yayınlanan ankette Saadet Partisi en yüksek oy alacak ilk 5 parti arasında görünüyordu. Ve anket sadece ilk 5’dekilere yer vermişti. İlk 5’in içinde yer almadığı için de Genç Parti yoktu. Başkent Araştırma’nın bu son anketine bakarken, gözümüz birden Zaman Gazetesi’ne ilişti. Anket sonuçlarını manşet yapmıştı. Merak edip ona da baktık. Ama o da ne! Zaman Gazetesi’nin yayınladığı haberde,  tam bir hokus pokus yapılmıştı. Başkent Araştırma’nın yayınladığı anketteki ilk 5, Zaman Gazetesi’nde değişivermiş. Saadet Partisi ilk 5’den çıkarılmış. Yerine Başkent Araştırma’nın anketinde görünmemesine rağmen Genç Parti konuluvermiş. Gerçekten anlamak zor; adamlar uğraşmış anket yapmış, sen kalkıyorsun bunu kendi kafana göre değiştiriyorsun. Saadet Partisi’ni çıkarıyor, yerine Genç Parti’yi koyuyorsun. Bir kere bu, anketi yapan firmaya saygısızlık olmaz mı? Yapılmış bir anketi, araştırmayı kafana göre değiştiremezsin ki..Peki bu niye yapılır? Saadet Partisi’ni çıkarıp, yerine Genç Parti’yi koyarak yapılmak istenen nedir? Bunu hangi akıl, hangi izan, hangi insafla açıklayabiliriz? Saadet Partisi’ni görünce, gazetecilik ahlakını bir kenara bırakacak kadar niye dudakları uçukluyor bunların?Ne ilginç ki; Zaman’ın sözkonusu manşet haberi; “Anketlerdeki uçurum güveni sarsıyor” başlığını taşıyordu. Zaman bu başlıkla anketlerin güvenini sorgulamaya çalışıyor?

Peki ya bu durumda Zaman’ın gazeteciliğine olan güven ne olacak!

Reklamlar
Okunasılar kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: